İskilipli Atıf şapka takmadığı için mi asıldı ? | Bozüyük Haber Ajansı | Bozüyük Haberleri Bozüyük Haber Ajansı | Bozüyük Haberleri

Bozüyük Haber Ajansı | Bozüyük Haberleri

İskilipli Atıf şapka takmadığı için mi asıldı ?

İskilipli Atıf Hoca şapka kanunu yüzünden mi asıldı? Sorusuna bir yanıt vermemiz ve bu konuyu açılmamak üzere kapatmamız gerekmektedir.

ANA SAYFA » TARİH » İskilipli Atıf şapka takmadığı için mi asıldı ? Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2020 23:29
İskilipli Atıf şapka takmadığı için mi asıldı ?

Öncelikle bakmamız gereken İskilipli Atıf Hoca’nın sicilidir.
* İskilipli Atıf Hoca’nın eserleri nelerdir?
* Şapka Kanunu yüzünden neden yargılandı?
* Yazmış olduğu Frenk Mukallitliği ve Şapka adlı 32 sayfalık risalesi nedir?
* İskilipli Atıf’ın Teali İslam ve İngiliz Muhipleri Cemiyetleri ile bağlantısı nedir?

Biz en başta bu ve dahası sorulara yanıt vermeliyiz. Öyleyse cevaplamaya başlayalım.
İskilipli Atıf Hoca’nın eserleri ;

İslam Yolu, İslam Çığırı, Din-i İslam’da Müskirat, Nazar-ı Şeriatta Kuvay-ı Berriye ve Bahriye, Tesettür-ü Nisvan, Medeniyet-i Şer’iye, Muayane-tüt Talebe, Mir’at-ül İslam, Frenk Mukallitliği ve Şapka.

İskilipli Atıf’ın asılmasına neden olduğu söylenen kitap Frenk Mukallitliği ve Şapkadır. Kitap, 32 sayfadır ve küçük bir risaledir. Kitaptaki İskilipli’nin yazısına göre, Müslümanlar dinlerine bağlı oldukları kadar, fes ve sarıklarına da bağlı olmalıdır. Bunu bozmak ise ‘dinsizliktir’.

blank

Prof.Yaşar Nuri Öztürk, İskilipli Atıf’ın bu risalesi için, ‘Provokasyon ve aforizma kitapçığı şeklindedir’ demiştir. Ayrıca Prof.Yaşar Nuri Öztürk, İskilipli Atıf için ‘ilim ve din adına bir facia’ dediği bir yazısından, İskilipli Atıf’ın anneye ve kıza ‘şehvet kaynaklı dokunmaktan ve bakmaktan’ bahsetmiş ve bunun zina yerine geçtiğini söylemiştir. Gördüğünüz üzere İskilipli Atıf, anneye ve kıza şehvet duyma hissiyatından söz etmektedir.

Diğer bir incelenmesi gereken konu da İskilipli Atıf’ın sicilidir. İskilipli Atıf, 1909’da gerici ayaklanma olarak çıkan 31 Mart İsyanı’nda bulunmuş, yargılanmış ancak belli süre sonra serbest kalmıştır. İskilipli Atıf, Meşrutiyet döneminde de Sinop’a sürgün edilmiştir. Ayrıca İskilipli Atıf, Meşrutiyet karşıtlığı ile bilinen yayın organlarından Beyanü’l Hak adlı dergide yazımda bulunmuştur. Öyle ki, milli varlığa düşman cemiyetlerin başında gelen Teali İslam Cemiyeti’nin kurucusudur.

İskilipli Atıf, Mustafa Sabri, Tahirü’l Mevlevi, Bediüzzaman Said-i Nursi 19 Şubat 1919’da Cemiyet-i Müderrisin’i( Müderrisler Cemiyetini) kurmuştur. Daha sonra İskilipli Atıf, Mustafa Sabri, Said-i Nursi, Teali İslam Cemiyetini kurmuş, başkan olarak da İskilipli Atıf’ı seçmiştir.

Teali İslam Cemiyetinin sözde(!) kurulma amacı, İslam’ı yüceltmek, Osmanlı Devleti’ni iman, ahlak, din ile kurtarmaktır. Teali İslam Cemiyeti, kurulduğundan itibaren başında Sait Molla bulunan İngiliz Muhipleri Cemiyeti ile sıkı ilişkiler içerisinde olmuş, öyle ki İskilipli Atıf, Alemdar gazetesine “İslam kilidinin anahtarını, İngiltere’nin güvenilir eline teslim etmekte, İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur” diye yazmıştır.

İskilipli Atıf’ın başkanlığını yaptığı Teali İslam Cemiyeti sadece Konya ve çevresinde şube açabilmiştir. Bu cemiyet için Albay Şefik Aker ‘FESAD CEMİYETİ’ demiştir.

İskilipli Atıf’ın ikinci, Mustafa Sabri’nin birinci başkanlığını yaptığı Cemiyet-i Müderrisin 26 Eylül 1919’da Kuva-yi Milliyeciler için ‘ KUDURMUŞ HAYDUTLAR, CANİ, DELİ, ADİ EŞKİYA’ denilen bir bildiri yayınlamış ve İngiliz uçakları ile Anadolu’ya atılmıştır.

İskilipli Atıf başkanlığını yaptığı Teali İslam Cemiyeti’nden de Kuva-yi Milliyeciler için iki ihanet bildirisi yayınlamıştır.

Teali İslam Cemiyeti’nin birinci bildirisi Ağustos 1920’de yayınlanmıştır. İskilipli bu bildiride, ‘Siz Allah’ın emrine, halifenin fermanına uyarak bu canileri( Kuva-yi Milliye), bu katil canavarları, daha ziyade yaşatmamakla memur ve mükellefsiniz. Şu alçaklar ve hempaları bu cinayetleri hep sizin sayenizde yapıyor. Bunların vücutlarını tamamen dünyadan kaldırmak beşeriyet için, Müslümanlık için bir farz olmuştur’ demiştir.

Teali İslam’ın ikinci bildirisi de Ağustos 1920’de yayınlanmış, bu bildiride de dinsel vurgular yoğunlaştırılmıştır. İslam’ın ılımlılığı göndermesinde bulunulmuştur. Bu iki bildiri de Yunan uçakları ile Anadolu’ya dağıtılmıştır.

İskilipli Atıf’ın takmadığı için asıldığı iddia edilen Şapka Kanunu, 25 Kasım 1925’te kabul edilmiştir. Kabul edilen şapka kanununda ilk olarak, halka değil memur ve mebuslara şapka giyme zorunluluğunda bulunulmuştur. Ayrıca şapka takmayan memur ve mebuslara bir ceza getirmemiş, fes ve sarığın simgesel olarak kullanımını yasaklanmıştır. Dini ve dinin kutsal kavramlarını siyasete alet edenler hakkındaki 25 Şubat 1925 tarihli kanuna göre bu, vatana ihanet suçu sayılmıştır. Bundan dolayı İskilipli Atıf’ın şapka takmadığı için idam edilmesi, 676-526 sayılı ceza kanunlarına aykırı durumundadır.

İskilipli Atıf’ın şapka kanunundan bir buçuk yıl önce yazmış olduğu Frenk Mukallitliği ve Şapka Kanunu adlı kitabı, Giresun, Maraş, Rize’de şapka kanunu karşıtı dinsel kışkırtmalarda kullanılmıştır. Bundan dolayı İskilipli Atıf, 16-18 Aralık 1925’te Giresun Mahkemesi’nde yargılanmış, kitabın satışının yasaklanması ve toplanması kararı ile serbest bırakılmıştır. Ancak İskilipli Atıf, kitabı tekrar dinsel kışkırtmalarda kullanmaya başlayıp, isyanlara sebebiyet verince, Ocak 1926’da İskilipli Atıf, Ankara İstiklal Mahkemesi’nde yargılanmış, İstiklal Mahkemesi Heyeti, 3 Şubat 1926 Çarşamba günü 1. celsede İskilipli Atıf’ın idam kararını açıklamıştır.

İskilipli Atıf’ın yargılandığı suçlar;
1. Frenk Mukallitliği ve Şapka Kanunu adlı kitabını isyana teşvik edici olarak kullanması.
2. Milli Mücadele sırasında, Yunanlılara karşı halkı direndirmemeye, savaştırmamaya çalışması.
3.İngiliz Muhipleri Cemiyetine destek vermesi, Kuvayi-Milliyecileri vatan haini ilan etmesi.
4. Milli Mücadele dönemi Cumhuriyet karşıtı zararlı cemiyet kurması.
5. 31 Mart olaylarına katılmış ve önceden Sinop’a sürgün edilmiş olması.
6. Her türlü yenileşmeye karşı kışkırtıcı olması ve halkı isyana teşvik etmesi.

Sebepleri ile İskilipli Atıf 4 Şubat 1926’da Karaoğlan Çarşısı’nda infaz edilmiştir. İskilipli Atıf ile birlikte aynı suçlardan dolayı yargılanan Babaeski Müftüsü Ali Rıza da idam kararına çarptırılmıştır. Ayrıca Ankara İstiklal Mahkemesi’nin yargıladığı diğer hocalar hafif cezalara çarptırılmış veyahut beraat etmişlerdir. Ahmet Hamdi Akseki, Ömer Rıza Doğrul, Elmalılı Hamdi Yazır gibi.

KAYNAKÇA:
1. Sinan Meydan,El Cevap,İnkılap Yayınevi,İstanbul,2015
2. Bedri Baykam, Mustafa Kemaller Görev Başına, Ümit Yayıncılık,İstanbul,1994
3. Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi,Siyasal Kitabevi,Ankara,1998
4. Sinan Meydan,Panzehir,İnkılap Yayınevi,İstanbul,2016

FACEBOOK HESABINIZ İLE HABERE YORUM YAPABİLİRSİNİZ
TARİH KURDU-
ENTERESAN HABERLER
NASIL YAPILIR
YAZARLARIMIZ