HAİNLİĞİN VE İHANETİN ARAPÇASI | Bozüyük Haber Ajansı | Bozüyük Haberleri Bozüyük Haber Ajansı | Bozüyük Haberleri

Bozüyük Haber Ajansı | Bozüyük Haberleri

HAİNLİĞİN VE İHANETİN ARAPÇASI

Şerif Hüseyin İstanbul’da 1854 te dünyaya geldi. Osmanlı hanedanı ile olan ilişkileri sayesinde hem kendisi hem de çocukları Osmanlı tarafından türlü görevlerle ödüllendirildiler. Osmanlı’nın nispeten güçlü olduğu dönemlerde saygıyı eksik etmeyen Hüseyin ve çocukları I. Dünya savaşı sırasında İtilaf devletleri karşısında zor durumda kalmasıyla hainliğin türlü çeşitlerini göstermeye başladılar.

ANA SAYFA » TARİH » HAİNLİĞİN VE İHANETİN ARAPÇASI Güncelleme Tarihi: 01 Mart 2020 18:40
HAİNLİĞİN VE İHANETİN ARAPÇASI

Şerif Hüseyin’in 6 oğlu ve 3 kızı vardı. Altı oğlunun en meşhurları Suriye ve Irak kralı olan oğlu I. Faysal, Ürdün kralı olan oğlu I. Abdullah ile Mekke’nin büyük Şerifi ve Hicaz kralı olan oğlu Ali’dir.

İHANETİNİN BEDELİNİ AĞIR ÖDEDİ

Şerif Hüseyin ve çocukları yaptıkları ihanetin bedelini ağır ödediler. Arap coğrafyasını Osmanlı’dan koparan Şerif Hüseyin sürgünde öldü. Bir oğlu ameliyat masasında kaldı, biri otomobil kazasında öldü, bir diğeri paramparça edildi. Kurşunlanan da oldu, deliren de.

Bilindiği üzere ittihatçıların Abdülhamid Han’ı devirmesinden hemen sonra göz hapsinde tutulan Şerif Hüseyin İstanbul’dan Mekke’ye gönderilmişti.

Şerif Hüseyin bir yandan Mekke’de Arapların tek kralı/emiri olmak adına Suudi ve Vahabilerle çarpışırken bir yandan da Cemal Paşa’nın yanında görev yapan oğlu I. Faysal’dan aldığı istihbarat bilgileri ve Lawrence’in de desteği ile Osmanlı’ya karşı isyan hazırlığına girişiyordu.

BÜYÜK ARAP İSYANI HAYALİYDİ

Şerif Hüseyin, burada İngiliz kaynaklı bazı ayaklanma faaliyetlerinde bulunmuş ve bölgeyi kısa sürede alt üst etmişti. Birinci Dünya Savaşı’na giren zor durumdaki Osmanlı’yı içten çökertmek isteyen İngilizler, Lawrance üzerinden planlar kurgulattırmış ve Hz. Muhammed’in soyundan geldiği iddia edilen Hüseyin’in hep istediği “büyük Arap isyanı” hayalini Lawrance’nin sağladığı finansman ile gerçekleştirmişti.

Arap İsyanı hayali için harekete geçen Şerif Hüseyin, yoldaşı Lawrance’dan aldığı altınlar ile bölgede ayaklanmaya teşvik hareketi başlattı. 1916 yılında kendini Hicaz kralı ilan eden Hüseyin, sonrasında “isyan” ve “cihad” bildirisi yayınlayarak ‘‘…Türkler dinden çıktılar. …Araplar’ın Türkler’e karşı cihadı farzdır…’’ diyordu.

blank

MÜSLÜMANLARI MÜSLÜMANA VURDURMAK İÇİN HAREKETE GEÇTİ

Yani Hüseyin, haçlıların İslam’a açtığı savaşta Müslümanları, Müslümanlara vurdurmak için harekete geçmişti.
1916 tarihinde Çanakkale’de hezimete uğrayan İngiltere ve Fransa Osmanlı’nın başına çorap örmek amacıyla beraber anlaşarak Arap halkı üzerinde kışkırtmalarda bulunup Osmanlı’ya karşı isyan hazırlıkları yapıyordu.

Bunların ilk hareketi Hicaz Emiri Şerif Hüseyin’in Lawrence ile beraber hareket ederek Osmanlı’ya saldırmalarıydı. Diğer hareket de Şerif Hüseyin’in İngiltere’nin Mısır Valisi McMahon ile yazışmalarla anlaşarak bir Arap birliği oluşturmaya çalışıyorlardı.

İngiltere’nin Mısır birlikleri Şam’ı işgal edince I. Faysal ağzının suları akarak Şama gelmişti. Krallık hayalleri ile gelen Faysal İngiltere ve Fransa’nın aralarındaki sözleşme sonrasında Suriye Fransızlara kaldı.

blank

MUSUL VE KERKÜK İNGİLİZ MANDASINA BIRAKILDI

Ancak Faysal bunu kabul etmiyordu. Faysal, İngiltere’nin de desteğini alarak 5 Ekim’de General Allenby’nin izniyle bir Arap hükümeti kurduğunu ilan etti. Fransızlar İngiltere tarafından aldatıldıklarının yeni farkına varmışlardı.
Paris Barış Konferansında alınan bir kararla Suriye Fransızlara terk ediliyor ancak Musul ve Kerkük İngiltere Mandasına bırakılıyordu. Bu yüzden Faysal’a teslim olması teklif edildi. Faysal dirense de kısa süreli bir topçu atışları ile Faysal Fransızlara teslim olmayı kabul etti.

İngiltere’ye çağrılan Faysal’a Irak Krallığı teklif edildi. Faysal, İngilizler tarafından Irak’ta kurulan yeni krallığın başına geçirildi ve Irak’ın ilk kralı oldu. İngiliz destekçilerin sayesinde sağladığı bu avantajın tarihi Ağustos 1921. Tam da Sakarya Savaşı öncesi…

blank

İYİKİ FAYSAL SATILIK ADAMDI, MUSTAFA KEMAL KURMAYLARINA İNGİLTERE’YE KARŞI FRANSIZLARI KIŞKIRTTI

İyi ki Faysal bu kadar satılık bir adamdı. Aksi takdirde Mustafa Kemal Paşa, Fransızları, İngilizlere karşı kışkırtamayabilir ve Lozan’a kadar Fransız desteğini alamayabilirdi. Nitekim Faysal, Cihan Harbi sonrası Fransızlara bırakılan Suriye’de bağımsızlık ilan etmiş ve tarihinde ilk kez Fransızlara karşı savaş açmıştı.

Elbette bu savaşı kaybetti. Fakat gelin görün ki Cihan Harbi’nde Fransa’nın en yakın müttefiki olan İngiltere, bu satılık herifin elinden tutup ve Irak’ın başına getirmişti. Buna karşılık Mustafa Kemal Paşa, kurmaylarını derhal Fransa’ya göndermiş ve İngiltere’ye karşı Fransa’yı kışkırtmıştır.

FAYSAL KAZIĞINA KARŞI FRANSA KEMAL PAŞAYI DESTEKLEDİ

Fransızlar, İngilizlerin yaptığı bu yamuğu, attığı bu kazığı asla unutamadı ve Türklere olan yakın politikasından asla taviz vermedi. Faysal kazığına karşılık Fransızlar, Kemal Paşa’yı desteklemişti. Buna Lozan süreci de dahildir. Bu olaylar, bizzat Kemal Paşa’nın dehasının, devlet adamlığının, askerî ve uluslararası kabiliyetinin bir eseridir. Bunu başka bir isim yapamaz, cesaret bile edemezdi.

Şerif Hüseyin’in diğer oğlu I. Abdullah da babasına yardımcı olarak onun Mekke Şerifi ve Hicaz Emiri olmasında katkılarda bulunmuştu. 1916-18 Arap İsyanı sırasında I. Abdullah Güney Cephesi Arap kumandanı olarak atanmıştır. I. Abdullah görevine 10 Haziran 1916 tarihinde Osmanlı Birliği’ne Taif saldırısı yapılırken başlamıştı.

Osmanlı Birliği 3000 kişiden ve 75 adet ağır tüfekten oluşmaktaydı. I. Abdullah 5000 kişilik kabile mensuplarını üzerlerine saldırttı ancak onlara tam saldırı kapasitesi ile saldıracak silahlar vermedi. Bunun yerine şehri kuşattı. Temmuz ayında Mısır’dan, Mısır ordusu mensuplarından oluşan bir takviye kuvvet onlara destek vermeye geldi.

16 Temmuz günü, topçu atışları başladı ve 22 Eylül 1916 tarihinde Osmanlı Birliğinin teslim olmaktan başka çaresi kalmamıştı. Daha sonra Medine kuşatmasına katılmış ve Güney ve Kuzey tarafından 4000 kişilik bir kuvvet ile Medine’yi kuşatmıştır.

OSMANLIYA GÖNDERİLEN 20.000 PAUND DEĞERİNDEKİ ALTINA EL KOYDULAR

1917 yılının başlarında, Çöl’de bir Osmanlı Konvoyunu pusuya düşürerek Bedevi kabilelerinden Osmanlı Padişahına gönderilmek istenen 20.000 pound değerindeki altına el koymuştur. 1917 Ağustos’unda ise, I. Abdullah Hicaz Demiryolu’nu sabote etmek üzere Fransız kumandan Muhammand Ould Ali Raho ile yakın işbirliği içerisine girmiştir. I. Abdullah’ın İngiliz Kumandan Lawrence ile ilişkileri iyi değildi ve Lawrence Hicaz’daki zamanının çoğunu Kuzey Cephesi Arap Kumandanı I. Abdullah’ın kardeşi I. Faysal’a hizmet ederek geçiriyordu. 1921 tarihinde İngiltere tarafından Ürdün Kralı olarak atandı.

OSMANLIYA KILIÇ ÇEKMEMELİYDİM, LANETE UĞRADIM

Gazeteci Murat Bardakçı’nın 1999 yılında kaleme aldığı bir köşe yazısına Hüseyin’in akıbeti ve büyük korkusu şu sözlerle ifade edildi:
“Kendisi için rivayet edilen bir kıssada ölüm döşeğinde sayıklarken “Osmanlı’ya kılıç çekmemeliydim” dediği ve lânete uğrama endişesi içerisinde olduğu belirtilirken, bu pişmanlık ve endişe dolu cümleler yıllar sonra haklılık payını ortaya çıkardı.

Kendisinden sonra tahta geçen çocuklarıyla torunlarının hiçbiri yataklarında can veremedi…”
Daha öncesinde Hüseyin’in yaşamı sırasında yine Lawrance ve İngilizlerin desteği ile Suriye Kralı yapılan Faysal, Irak’ta da krallık yapmış, 1933 yılında İsviçre’de girdiği basit bir cerrahi müdahale sırasında hayatını kaybetmişti.

Yerine geçen oğlu Gazi’nin hükümdarlığı altı sene devam etti ve o da 1939’da bir otomobil kazasında can verdi.
Gazi’nin oğlu İkinci Faysal ise, 1958’deki darbede ailesiyle beraber parça parça edildi.

İngilizler’in Şerif Hüseyin’in çocuklarına peşkeş çektiği Arap toprakları da yine o kavime yâr olmadı. Hüseyin’in 1921’de Ürdün Kralı ilan edilen oğlu 1951 yılında Kudüs’te kurşunlanırken, onun da oğlu olan Talâl akıl hastalığı geçirerek delirdi ve tahttan indirilerek yerine Hüseyin getirildi.

Meczup kral İstanbul’a yollanırken, Ortaköy Şifa Yurdu’na kapatıldı ve 1972’deki ölümüne kadar tam 19 sene orada yaşadı.
Ve bu topraklar hala ihanetin, hainliğin bedelini ödemekteler.

BU YAZILARI İNCELEDİNİZMİ:

ARAPLARIN TÜRKLERE YAPTIĞI KATLİAMLAR VE İHANETLER

Suudi Hanedanın Tarihi Belgelerle Yahudi Olduğu Kesinleşti!

FACEBOOK HESABINIZ İLE HABERE YORUM YAPABİLİRSİNİZ
TARİH KURDU-
ENTERESAN HABERLER
NASIL YAPILIR
YAZARLARIMIZ